Sınır Güvenliği! - Eskişehir Haber

Sınır Güvenliği!

Sınır Güvenliği!
Yayınlama: 10 Mart 2007 Cumartesi - 1.346
A+
A-

Ülkelerin gelecekleri için sınır güvenliği ne kadar önemlidir?

Dün Rahşan Ecevit’in basın açıklamasını okuduğumda aklımdan geçen ilk soru bu oldu.

Ecevit, “Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay ve Kilis çevresindeki mayınlı arazinin temizlenmesi için "Temizle-Kullan" modeliyle ihale hazırlıkları başlatılmış” haberini veriyor.

Soruyor; “Devlet hile yapar mı?”  Yanıtı, hemen arkasından geliyor; “Hükümetler devlete hile yaptırabilirler”

“Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay ve Kilis” 1919’da önce İngilizlerin girdiği, sonra Fransızların, çoğunluğu Fransız üniforması giydirdiği askerlerle işgal ettikleri kentler.

1919’un yayılmacı siyasetin ürünü…

Tam bu noktada bir belge sunmak isterim:

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü yayınlarından “Osmanlı Belgelerinde Ermeni- Fransız İlişkileri” kitaptan.

Tarih 21 Aralık 1919, dana Valisi Celal Bey’in raporu

Albay Bremond ve General Dufieux bölgeyi Fransız sömürgesi gibi yönetmektedir. İdare etme yöntemleri, geçici işgal niteliğinden uzaklaşmaktadır…. Fransız başkanların tüm çabaları Türk unsurunu vilayette bir azınlık gibi göstermeyi ve diğer unsurları daha güçlü kılmayı amaçlamaktadır. Bazı verilere göre 120.000 civarında Ermeni olduğu tahmin edilmekte ve hala geleceği düşünülmektedir.

Halka Fransız bayrakları dağıtılmış ve onu asmamakta direnenler para cezasına çarptırılmışlardır. Cezaların başkanlara ödendiğini ispatlayan belgeler sizlere gönderilmiştir….

Nereden getirdikleri bilinmeyen memurlar vasıtasıyla Albay Bremond çok geniş bir istihbarat servisi örgütlemiştir

İmza- Celal (S:216-217) BOA.HR.SYS.2555-4/121

            1919’un yayılmacıları ne demişler; uygarlığı getiriyoruz, işgal geçici… Böyle kandırılıyordu Osmanlı yöneticileri. Veya halk.

Etnik yapı değiştirilmeye çalışılıyordu. Milli mücadeleyle kurtulabildik işgalden.

Bu güne dönelim.

Ajanlar, misyonerlik faaliyetleri, toprak satışları….

Yine Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay ve Kilis; “Suriye sınırı”.

Mayınlar kalkacakmış.

Akıl alır gibi değil! Neden!

Bugünün yayılmacılarının Suriye’yi işgal planları yok mu? 

Mayından temizleme ve toprakları temizleyene kullandırma komşu Suriye’yi kuzeyden çevreleme planının bir parçası mı?

Paranoya denebilir.

O halde Rahşan Hanımefendinin basın açıklamasına dönelim bir an.

Topraklar temizlenip, tarıma açılacak, kimyasallarla kirletilmemiş bu bakir topraklarda organik tarım yapılacak.

Öyle ise, neden o bölge insanına verilmiyor bu araziler? O insanlar sınır güvenliği için mayınlanmak üzere bu toprakları sorunsuz teslim etmemiş miydi?

Türk Silahlı Kuvvetleri malzemeyi sağlayın kısa zamanda biz araziyi mayından temizleyelim demiyor mu?

O halde!

Ecevit diyor ki, “Ancak Hükümet bu işin İsraillilere verilmesinde           ısrarlı”

Adrese teslim ihaleler hazırlanıyor.

İsrailli bir şirkete verilecek deniyor.

İsrail doğuda topraklar alıyor.

Toprak satışlarına karşı çıkmıştı Ecevit, paranoya dediler.

Daha geçenlerde Kürşat Tüzmen İsrail’de iken İsrailliler toprak aldıklarını, yatırım yaptıklarını ama açıklamadıklarını belirttiler.

Ne kadar toprak satıldı? Kimler aldı belli değil ki…

Şimdi Suriye sınırı adrese teslim ihaleyle İsrailli bir şirkete verilmeye çalışılıyor.

Ecevit uyarıyor, “Bu toprakların akıbetinin Filistin’e benzemeyeceği ne malum!”

Bir düşünelim isterseniz. Tarihten de ders çıkararak.

Yayılmacılık yeni icat değil, yalancı siyasette…

Sınır güvenliğinin önemini bir kere daha düşünelim.

Rahşan hanımefendinin ifadesiyle paranoya değil, yine onun bulduğu kavramla, “paramanyaklık” yapmayalım.

Sınır güvenliği önemli!

Mahir Öztürk

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024