DSP Kongreleri - Eskişehir Haber

DSP Kongreleri

DSP Kongreleri
Yayınlama: 11 Mart 2007 Pazar - 1.470
A+
A-

DSP’nin geçtiğimiz Cumartesi Karabük, Pazar günü de Burdur il kongreleri yapıldı.

Genel Başkan Zeki Sezer bir gün arayla yapılan her iki kongrede de konuşma yaptı. Karabük konuşmasını televizyondan izledim. Burdur kongresinde, oradaydım.

Çok önemli şeyler söyledi Sezer.

Çirkin, pis kampanyalarla, komplolarla Ecevit Başbakanlığındaki 57 hükümetin nasıl erken seçime sürüklendiğini, DSP’nin parçalandığını anlattı... Pis komploların kurbanı Türkiye…

Adına istikrar diyorlardı.

İki parçalı bir meclis yapısı istiyorlardı, başardılar.

Sezer dedi ki; “İki parçalı meclis var, istikrarsızlığın daniskası var. İstikrar var; yolsuzlukta, borç artışında, vatandaşı azarlamakta, Türkiye’nin geleceğinin karartılmasında…. Böyle istikrar sizin olsun. Böyle bir ikili yapıya mahkum edilemez Türkiye.”

Burdur kapalı spor salonu dolmuştu. Salonda, şapkalılar ve yazmalılar çokluktu. Başı açık bayanlarda vardı. CHP Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, CHP’liler, İşçi Partililer konuk olarak gelmişlerdi.

Sezer, “Karanlık Başbakan koşar adım cumhurbaşkanlığına gidiyor, muhalefette çözümü TUSİAD’dan bekliyor…. Kararlı muhalefet nasıl olur DSP’yi izleyin görün” diyordu.

Yazmalı bayanlar daha bir coşkuyla alkışlıyorlardı Sezer’i

Yazmalı hanımlar, sabahın ilk ışıklarıyla ineklerin altlarını temizlemişler, sütlerini sağmışlardı. Kooperatif otobüslerine binip, Sezeri dinlemeye geldiler Burdur’a. İlgiyle, coşkuyla izliyorlardı Sezer’i.

Bu hükümet kooperatiflerin kendi otobüslerini kullanamaz hale getirdi. Bundan da yakınıyordu köylü.

Sezer, “ Burdur’da günde 750-800 ton süt var. Süt fiyatları 2002’de ne ise bu gün de aynı, maliyet; yem 12 milyondu, şimdi iki kat. Arpa, mısır, buğday fiyatı 2002’den daha ucuz, yem iki kat. Veteriner ilaç fiyatları sürekli artıyor” diyordu.

Yanımda İnsuyu köyü muhtarı Genel Başkan şu gübre fiyatlarını da bir deyiverse deyip duruyordu.

“Süt üreticisine ayrımcılık yapılıyor” diyordu Sezer.

Köylü bilinçli olarak bitiriliyor. AB’den gelen talimatlarla.

Daha Genel Başkan’ın kongre salonuna gelmeden sohbet ettiğim şapkalılara soruyordum; köyde ne var ne yok. Aldığım yanıt; bittik! “Köylü tükendi” şeklindeydi. Gençler şehirlerde, hayatlarından memnun mu gençler? Yerel tabirle; narasın!

DSP’yi köylü partisi diye hor görenlere de bir yanıtı vardı Sezer’in Sırça köşk yapanlar, sırça köşkte yaşayanlar, DSP işçinin, esnafın, çiftçinin yanında, köylüyü kentlileştirme çabasında, çaba bitmeyecek toplumu bilgi toplumuna ulaştırma hedefinde…”

Köylüyü yok etmek isteyenler kendileri iktidardan yok olup gidecekler.

Ecevit son kurultayda, o tarihi veda konuşmasında bize bir hedef gösterdi; ‘köylere gidin’ demişti. Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra, salonu dolduran şapkalılara Sezer, “arkadaşlar köylere geliyor mu?” diye sordu. İçlerinden biri, gür bir sesle,” geliyorlar!” dedi.

Köylere gitmek gerek.

Seçimler yaklaştıkça seçim söylemleri de ortaya çıkıyor. Birileri, birilerini yeniden seçmezseniz faizler yükselir haa! Diye tehdit etmekteymiş. 

Bu tehdide Sezerin verdiği yanıt müthişti; “milli mücadelede Atatürk tehdide boyun eğdi mi? Ecevit haşhaş ekmeyeceksiniz yoksa Sultanahmet’i bombalarım tehdidine boyun eğdi mi?”

Artık tehditlere boyun eğmeyecek bir iktidarın iş başına gelmesi zamanı gelmedi mi?

Sezer, faiz yükselir tehdidi yapanlara, “dünyanın en yüksek faizi bu gün Türkiye’de, ne büyük yalan bu, Allah ıslah etsin bunları” diyordu.

Sıcak paraya, cari açığa, dış ticaret açığına, dış borca, cumhuriyet tarihinde görülmedik borç artışına değinen Sezer, bu borç nereye gidiyor diye soruyor ve cevabını da şöyle veriyordu; “Dilara kızımızın talihsiz bir şekilde logara düşerek hayatını kaybetmesiyle birlikte bütün pislikler ortaya saçıldı. İçişleri Bakanından tık yok. Bakan yok! Faili meçhullerin Bakanı! Belediye Başkanı yerinde!”

Yolsuzluk çok, hortumları logar yaptılar kendilerine çevirdiler…

Sezer, “Kardeşim üretemiyorsan, ithal et diyen bir başbakan var, ithal ederek ekonomi kurtulmaz!… Dış politikayı ABD’ye havale eden, PKK’yi Barzani’ye, ekonomiyi Dünya Bankasına, IMF’ye havale eden bir başbakan var” dedikten sonra Türkiye’nin en karanlık dönemi yaşadığını, laikliğin de cumhuriyetin de elden gitmekte olduğuna vurgu yapan Sezer, “bu ülkenin sahipleri, yurtseverleri var. Türkiye’nin Demokratik solcuları var. Kimse bu vatanı sahipsiz sanmasın…” diyordu.

Konuşmasının sonunda “yaşasın tam bağımsız Türkiye” vurgusu yapan Sezer, Burdur’da muhteşemdi.

Yolun açık olsun Sezer. Yolun açık olsun DSP. Yolun açık olsun Türkiye…

Mahir Öztürk

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024