Bu Dava Çok Önemli!
Perinçek davası diye geçiyor çoğunlukla .
Tarih yargılanıyor, yalanlarla…
Tarih ters yüz edilerek yeniden yazılmak isteniyor, sözde edebiyatçılara, köşe yazarlarına, bilim adamlarına, sivil toplum örgütlerine…. Ödüllerle, teşviklerle…
Bir mahkeme görüldü Lozan’da…
Sözde Ermeni soykırımını inkar yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle.
90 gün hapis, para cezası, iki yıl tecil. Bilmem ne!
Yargılanan, Perinçek değil, Türkiye…
Yargılanan, dünyanın mazlum ülkelerine örnek teşkil eden milli mücadele ve Atatürk devrimleri
Yargılanan, aslında tüm mazlum ülkeler…
Yalanlarla, kışkırtmalarla düşmanlıklar oluşturulmaya çalışılan, bölmeye, parçalamaya, yayılmaya, sömürmeye bahane yaratılmaya uğraşılan dünyada tuzaklar kuruluyor.
Tuzaklardan biri değil midir bu sözde Ermeni soykırımı?
Yayılmacıların dilinden düşürmedikleri düşünce ve ifade özgürlüğü nerede? Kimin için?
Soykırımı inkar yasası, insan haklarına aykırı değil mi?
Tarihi belgelerle yüzleşmekten neden kaçılıyor? Neden siyasi kararlarla, yasalarla tarih yazılmaya çalışılıyor.
Eski defterler açılıyor, belgeler konuşulmuyor.
Sormak lazım; ne işi vardı İngiliz’in Çanakkale’de, Yunan’ın Ege’de, Fransız’ın Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep, Urfa, Maraş’ta?..
ABD’nin Irak’ta, Afganistan’da… ne işi var?..
Ermeniler, Rumlardı kullanılan doksan, yüz, yüz elli yıl önce…
Eski defterler açılıyor, eski hesaplar görülmeye çalışılıyor. Sömürüye bahane yaratmak içinde tuzak üstüne tuzak…
Bu tuzakların farkında olmak gerek.
Küçük düşürmek, hırpalamak, parçalamak, bölmek….. Kar etmek… Bu mudur?
Tuzaklara karşı tüm siyasi partiler, dernekler, sendikalar, meslek kuruluşları….
Bu davaya sadece “Perinçek davası” olarak bakmamak gerek. Bu dava Türkiye’nin davası hatta bu dava, bir dünya davası değil mi?.
Dava bitmedi, temyizi var, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var. Bu mahkemelerde bilim ve gerçek, yalanlara karşı sınav verecek.
Türkiye, aydınıyla, örgütleriyle, partileriyle sessiz mi kalacak?
Bu dava, Doğu Perinçek davası olmaktan çok öte…
Bu dava, ön yargıların yargı kararı haline getirilip yeniden orta çağ Avrupa’sının engizisyon mahkemeleri dönemine dönüşün bir işareti değil mi?
Aydınlanma çağını başlatan Avrupa, aklın, bilimin özgürlüğünü savunan Avrupa önyargılarla kararlar alabiliyorsa, yayılmacı emellerine bunu alet ediyorsa, yine aklın ve bilimin önderliğinde aydınlanmaya ihtiyacı var demektir.
Öteden beri söylenir, biz lobi faaliyeti yapamıyoruz, kendimizi ifade edemiyoruz diye…
Bundan iyi lobi faaliyeti mi olur.
Lozan’da başlayan davada alınan ön yargılı bu kararı, temyizde, AİHM’de akılla, bilimle, belgelerle, hep birlikte çöpe gönderelim.
Acz içinde olanları, sessiz kalanları daha iyi görelim…
Atatürk’ün devrimlerine yeniden sahip çıkalım…
AB üyeliği kandırmacası altında yapılan tüm dayatmaların artık ne anlama geldiği, insanlarımızı nasıl etkilediği artık gün gibi aşikardır.
Avrupa’yla iyi ilişkiler, dayatmalara boyun eğerek değil, karşılıklı saygı ve yarar, eşitlik temelinde onurlu duruş göstererek sağlanamaz mı?
O halde, hep birlikte bilim, akıl, belgelerle bu davayı sürdürmeye…
Çünkü dava hepimizin davası…
Hatta ve hatta ıslahat kafalıların bile…
Çünkü bu soykırım iddiasının altında çapanoğlu var. Türkiye’nin başına örülecek çorabın deseni, rengi, boyutu var.
Çuval geçirmekten beter…
Mahir Öztürk



