Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Devlet Bahçeli: NATO ile doğmadık, NATO’suz da ölmeyiz! - Eskişehirliyiz Biz Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  3 Mart 2024 Pazar  
Yerel seçimlerde adayların kentsel dönüşüm konusunda görüşleri önemli
Spor yaralanmalarına neden olan 7 önemli hata!
Epilepsi nöbetinde doğru sanılan 5 yanlış müdahale!
Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Başvurular Başladı
Devlet Bahçeli: NATO ile doğmadık, NATO’suz da ölmeyiz!
24.01.2023 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, ABD'ye sert tepki göstererek, "NATO ile doğmadık, NATO'suz da şükür ölmeyiz" açıklamasında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

Devlet Bahçeli, HDP'nin vakit kaybetmeden kapatılması gerektiğini vurgulayarak, "AYM'nin HDP'nin talebiyle kapatılma davasının seçim sonrasına bırakılmasını görüşecek olması adalet ilkeleriyle tamamen aykırıdır." dedi.

Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılı, huzurlu ve sağlıklı bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.

Tarihi gerçekler dikkatle tefrik ve tetkik edildiği takdirde, Türk milletinin kutlu varlığını, ifnası ve ikamesi imkânsız olan bağımsızlığını hibe ve hediye olarak almadığı berrak şekilde görülecektir.

Hayat bizim için sadece ilahi bir lütuftur.

Bunun dışında hiç kimseye, hiçbir muhannet güce tamahımız, takıntımız ve tabiliğimiz bugüne kadar vaki değildir.

Felaketler zinciri, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlanmasıyla yeni bir yol haritasının çizilmesini vatansever yüreklere ihmali mümkün olmayan bir görev halinde yüklemişti.

Böyle bir durum karşısında Merhum Akif haykırırcasına ve kaleminden damla damla akan ümitvar ruhuyla şunu söylemişti:

“Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!”

Mütareke günlerinde Merhum Süleyman Nazif’in;

“Benim ruhum oldukça bu imanla beraber,

Üçyüz sene, dörtyüz sene, beşyüz sene bekler…” beyitine Akif’in verdiği cevap hakikaten de karamsarlık bulutlarını dağıtacak cesamet ve cesaretteydi:

Nitekim demişti ki: “Şark’ın ezeli fecri yakında doğacaktır.”

Elbette, istiklal nimeti, Hakka tapan milletimizin tarih boyunca hakkı olmuş, haysiyet ve onurunun temel taşını teşkil etmiştir.

Milli varlığımızı esaret altına almak, devamında imha etmek için fırsat kollayanlara tarihin hiçbir döneminde göz açtırılmamıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta istiklalimize şaşı ve ters bakanları Milli Mücadele ortamında menfi ve kötümser rol oynayanların başını çektiğini ileri sürerek aynen şunları söylemişti:

“Maddi ve bilhassa manevi çöküş korku ve acz ile başlar. Aciz ve korkak insanlar herhangi bir felaket karşısında milletin uyuşukluğa düşmesine ve çekingen bir hale gelmesine sebep olurlar. Acz ve tereddütte o kadar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerine hakaret ederler. Derler ki, biz adam değiliz ve olamayız.”

“Bizden bir şey olmaz” diyenler, başkalarının himmet ve himayesine kucak açanlar, çevresine sürekli kötümserlik aşılayanlar maalesef her dönem olmuş, bundan sonra da olması beklenmelidir.

Mesele bunların ne kadar söz ve yetki sahibi olduklarıyla ilişkilidir.

Mesele bunların tesir ve nüfuz alanının dar veya geniş olmasıyla ilgilidir.

Milletine yabancılaşmış, tarihine sırt çevirmiş, kimliğinden uzaklaşmış, inanç ve iradesi kopma noktasına kadar incelip zayıflamış bir zevatın bağımsızlığı hakkıyla savunması, hür ve müstakil bir gelecekle yollarının kesişmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.

Aciz ve korkaklardan mülhem bir siyaset ve zihniyet anlayışının kahramanlık destanı yazması ham bir hayal, aynı zamanda apaçık bir hezeyandır.

Ne garip, ne tuhaf bir tecellidir ki, tarih pek çok konuda üst üste tekrar etmektedir.

Bu gerçek dikkatli ve uyanık hiçbir gözden kaçmış değildir.

Merhum şairimiz ve ahlak anıtımız Akif diyor ki:

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

"Tarih"i  "tekerrür"  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Bir hususu tarih kayıtlarına hep birlikte not etmek gerekir ki; medeniyetler ve milletler mücadelesi sürdüğü müddetçe, Türklük var olduğu sürece ders ve ibret alınsa bile tarihin tekerrürü kaçınılmazdır.

Zira kuyruk acısı çekenler, kapanmamış yaraları bulunanlar, on yıllardır yas tutanlar, nefret nöbetine girenler yine üzerimize geleceklerdir.

Müslüman Türk milletinin Anadolu coğrafyasına tutunan bin yıllık mazisi, bin yıla kök salan mukim ve mevcudiyeti ehli salibi sürekli rahatsız etmiş, hep aynı karanlık senaryolara müracaatını tetiklemiştir.

Bir düne bakınız, bir de bugüne, fail ve figüranlar başka başka olsa bile menfur ve melun niyetler hep bildik ve tanıdıktır. 

Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda 30 Ekim 1918’de imzalanan ateşkes anlaşmasından Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923’e kadar geçen tam beş yıllık süreyi Türklüğün İkinci Ergenekon’u olarak tasvir ve tarif etmek bize kalırsa isabetli bir yorumdur.

Asırlar önce demir dağları eritip hürriyet meşalesini yakan bir millet, Milli Mücadele’nin her safhasında demir gibi etrafını saran düşman kuşatmasını inancının gücüyle yarmış, bir kez daha hürriyet namusunu haremi ismetinde saklı tutmayı bilmiştir.

1918’den 1923’e varıncaya kadar yaşanan her zorluk, maruz kalınan her dayatma, katlanılan her çile, sığırtmacından paşasına, esnafından eşrafına, köylüsünden kentlisine, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine herkesi aynı kader, aynı karar, aynı kahramanlık etrafında yekvücut hale getirmiştir.

Milli birlik ve dayanışma şuurunun direnç ve dinamizmiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancıları günden güne artış kaydetmiş, yaygınlık kazanmıştır.

Aşılan her engel, zaferle çıkılan her muharebe Cumhuriyet’in biraz daha yaklaşmasını teşvik etmiştir.

Yani Türkiye Cumhuriyeti karanlığı aydınlatan, aydınlattıkça ayaklanan, ayaklandıkça devleşen Türk milletinin mücadele bereketidir.

Sönmeyen gaz lambaları, susmayan kağnı gıcırtıları, durmayan telgraf telleri, dinmeyen silah sesleri, eksilmeyen istiklal özlemleri, teklemeyen mücadele süreçleri, tökezlemeyen feragat timsalleri, düşmeyen fedakârlık abideleri, vazgeçmeyen taarruz hamleleri, teslim olmaktansa şehadeti göze alan bir millet asaleti sayesinde adım adım 1923’e, yani Cumhuriyet’e ulaşılmıştır.

Şimdi de biz adım adım 2023’e yürüyor, geçmişin muhterem anılarından ilham ve feyz alıyoruz.

Kurtuluş destanının yazıldığı çileli senelerde nereden nereye gelindiğini bu vesileyle tafsilatlı şekilde anlatmak gerekse de hem zaman hem de amaç açısından sınırlı bir alanda bulunduğumuzu özellikle paylaşmayı faydalı buluyorum.

Şunu biliniz ki, 1918’den 1923’e kadar geçen tarih serüveni ve serencamında neler olmuşsa, 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe teşebbüsünden bugüne kadar üç aşağı beş yukarı benzerleri yaşanmıştır.

Zalim hedeflerin ve hıyanet projelerinin emel ve enerjisinde hiçbir değişiklik olmamıştır.

Türk milleti bekasını korumak ve kökleştirmek maksadıyla Türk devletleri zincirine Cumhuriyet rejimiyle yeni bir halka eklemiş, bu kapsamda Türklüğün teşkilatçı yapısı İmparatorluğun yıkımından yeni bir Türk devleti çıkarmayı başarmıştır.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Halkoylamasıyla kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; azgın tehlikeler ve artan tehditler mucibince tedbir alması kaçınılmaz bir tarih gerçeği haline gelen Türk milletinin bekası adına yüz yıl içinde başardığı ikinci demokratik atılımı olmuştur.

Tarihin her buhranlı devrinde, Türk milleti devletiyle bir ve bütün haline gelmiştir.

Şartlar içinden çıkılamaz kadar ağırlaştığı anda devleti milletten, milleti devletten ayırmanın ne kadar muhal bir hayal olduğu pek çok tecrübeyle sabittir.

Hamd olsun mandacılar, muhterisler, maceraperest milliyetsizler her zaman kaybetmişlerdir.

İşbirlikçiler, iradesizler, itibarsızlar, yabancıların güdümüne binbir vaatle giren teslimiyetçi ilkeller her defasında hüsrana uğramışlardır.

16 Nisan Halkoylaması, Türk milletinin kendi kaderine, kendi geleceğine, kendi egemenliğine aracısız, bağlantısız, fasılasız, kansız ve sarsıntısız sahip çıkma başarısını belgelemiştir.

O günden bugüne Türkiye’ye yönelik tanıdık mütecaviz ve mütehakkim operasyonların seyir ve seviyesinde beklendiği üzere yoğunluk gözlenmiştir.

Doğrusunu isterseniz milletine mensubiyet onuruyla bağlı her vicdan sahibi insanımız buna şaşırmamıştır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabulü ve müteakiben 24 Haziran 2018 seçimleri sonrası yönetim hayatımıza resmen girmesiyle yerli ve yabancı çıkar ortakları tarihten malumu olduğumuz korkuya yeniden ve daha şiddetle kapılmışlardır.

Şüphesiz korkunun ecele faydası olmayacaktır.

Bizim korkuyu korkutmuş bir duruşumuz vardır ve meydandadır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin müthiş ve müessir vasfından, Cumhur İttifakı’nın ahlaki ve siyasi vakarından irkilip hitamında iliklerine kadar korku duyan, bu suretle misilleme yapan iç ve dış mihrakların oyunları peş peşe sahnelenmektedir.

Çünkü Türkiye ayağına vurulmuş prangaları söküp atmaya başlamıştır.

Çünkü Türkiye önüne dikilmiş kalın duvarları yıkmaya başlamıştır.

Çünkü Türkiye ayağa kalkmış, araftan çıkmış, yükselişe geçmiştir.

Kaldı ki telaş ve tedirginlikleri boşuna değildir.

Siyasi, ekonomik ve diplomatik ablukalar birbirini kovalarken, Kızılelma ruhu şahlanmış, Türk Birliği ülküsü canlanmış, küresel ve bölgesel konulara müdahil bir Türkiye kudreti hayalden gerçeğe dönüşmüştür.

Yönetim sistemindeki reform iç ve dış işgal cephesini ürkütmekle kalmamış, doğrudan ve doğal olarak yeni arayışlara itmiştir.

Bu çerçevede CHP emperyalizmin gedikli lejyonu, İP gizli teminçisi, HDP girift tetikçisi, diğerleri de siyasi garnitürü olacak kadar alçalmışlar, Türk milletinden ahlaken ve manen ayrılmışlardır.

Zillet ittifakı sırtını zalimlere, sırtlanlara, akbabalara dayamıştır.

Cumhur İttifakı ise varını yoğunu Türk milletine adamış, sinesinden doğduğu milletiyle tek yürek, tek bilek, tek nefes olmuştur.

Onların hamisi varsa bizim de milletimiz vardır.

Cumhurbaşkanımızı ve Cumhur İttifakı’nı sözüm ona devirmek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tasfiye etmek maksadıyla zillet ittifakının paydaşları atın arabaya koşulduğu gibi koşulmuşlardır.

Artık her şey ortadadır, kimin kiminle yürüdüğü, kimin kimlerle el birliği yaptığı dibine kadar bellidir.

Dünya çapında hiçbir muhalefet partisi Türkiye’deki muhalefet partileri kadar savruk, sefil ve acınası hallere düşmemiştir.

Yine dünya genelinde hiçbir muhalefet partisi bizdeki muhalefet gibi ülkesine ve milli haysiyete cephe almamıştır.

İşin can alıcı noktası ise bu muhalefetin çok ciddi güvenlik sorununa dönüşmüş olmasıdır.

Cumhur İttifakı’yla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden ABD rahatsızdır, AB rahatsızdır, Londra tefecileri rahatsızdır, terör örgütleri rahatsızdır, Soros uşakları rahatsızdır, Pensilvanya uyduları rahatsızdır, emperyalizm kuklaları rahatsızdır, küresel çeteler rahatsızdır, şerefini bedelsiz devretmiş nifak yuvaları hepten rahatsızdır.

PKK’nın elebaşlarından terörist Mustafa Karasu “AK Parti’yle MHP’yi yıkmalıyız, yoksa bizi yok edecekler” dedi mi demedi mi? Elbette dedi.

HDP’nin yasal olarak kurulmuş bir parti olmadığını söyledi mi söylemedi mi? Pek tabii söyledi.

PKK, zillet ittifakına destek veriyor mu? Hem de açık şekilde arkasında duruyor, terör baronları gizlemeye ihtiyaç duymadan destek mesajlarını ardı arkasına paylaşıyor.

PKK, YPG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ, Rum ve Ermeni diasporası AK Partiyle MHP’nin zaafını kolluyorlar mı? Evet kolluyorlar.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne saldırıyorlar mı? Evet bunu da yapıyorlar.

Evvela şunu söylemek zorundayım ki, Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin talebiyle 25 Ocak 2023 tarihinde kapatılma davasının seçim sonrasına bırakılmasını görüşecek olması adalet ilkelerine tamamıyla aykırıdır.

Bu neyin görüşmesi, neyin arayışı, neyin hazırlığıdır?

Anayasa Mahkemesi şehitlerimizin dökülen kanlarını da seçim sonrasına bırakmayı görüşecek midir?

HDP kapatılmalıdır, hem de vakit kaybetmeksizin bu bölücü ve terör yatağı kurutulmalı, hukuken defteri dürülmeli, kapısına kilit asılmalıdır.

HDP’nin isteğiyle Anayasa Mahkemesi’nin davayı sulandırması doğru değildir.

Dağda beli kırılan bölücü terör örgütünün mahkeme kapılarında tedavi edilme ayıp ve arayışından kesinkes vazgeçilmelidir.

HDP’yi sözde serdilhanların sonucu görenlerin zelil itirafları ortadayken, Anayasa Mahkemesi’nin zamana oynama teşebbüsü terörün değirmenine su taşımaktır.

Cumhur İttifakı’nı yıkmazlarsa, yok olacaklarmış. Şunu bileydiniz, ama yıkılan ve yok olan eli ve vicdanı kanlı hainlerden başkası olmayacaktır.

PKK’lı Mustafa Karasu’yla diğer eylem yoldaşları mağaralardan başlarını çıkardıkları anda korktukları başlarına gelecek, alayının akıbeti şerefli güvenlik güçlerimizin namlusundan çıkacak kurşunlarla kütük gibi devrilmektir.

Biz bitmeyiz, ama teröristleri ve bölücü canileri bitirmek, dalını budağını kesip parçalamak bizim tutulacak yeminimizdir; millete, tarihe ve şehitlere namus borcumuzdur.

Başaracağız, Türk milletini menü yapmak için kolları sıvayanları mahvı perişan edeceğiz.

Değerli Milletvekilleri,

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılması gündemde olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinin tescilli Türk düşmanlarının bir numaralı gündem konusu haline gelmesi elbette demokratik bir merak ve takip hassasiyetinden kaynaklanmamaktadır.

Aksini düşünmek safdillikten öte gafillikle izah edilecektir.

Türk ve İslam düşmanlarını zillet ittifakıyla eklemleyen, terör örgütleriyle birleştiren ortak gayenin on etabı vardır ve şunlardır:

İlk etabında, 15 Temmuz’un rövanşını alarak FETÖ’cülere, terörist Demirtaş ve Sorosçu Kavala olmak üzere terör suçlularına ve casuslara af çıkarmak,

İkinci etabında, eser ve hizmet siyasetini baltalamak, bugüne kadar yapılan ne varsa talan etmek, ekonomide dışa bağımlılığın ve sömürü çarkının önünü ardına kadar açmak,

Üçüncü etabında, milli savunma ve silah sanayindeki muazzam kalkınmayı sekteye uğratmak ve ülkeyi bu alanda muhtaç hale getirip Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mukavemetini kırmak,

Dördüncü etabında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni rafa kaldırmak, vesayet ve darbe dönemlerinin kapısını aralamak, devlet ve toplum hayatını istikrarsızlığa sürüklemek,

Beşinci etabında, terörle mücadeleyi durdurmak, silahların susması bahanesiyle terör örgütlerine her tavizi verip müzakere ve mütareke sayfası açmak, aynı şekilde bölünmüşlüğün anayasasını hazırlayarak Türk’ü ayıklayıp dışlamak,

Altıncı etabında, özerklik ve federasyon tartışmalarını körükleyerek güney sınırlarımız boyunca projesi hazırlanan terör devletinin kuruluşuna müşahitlik ve mihmandarlık yapmak,

Yedinci etabında, diplomaside yaşanan muhteşem başarıları kundaklayarak bölgemizde barış, huzur ve istikrar kuşağı tesis gayretini kösteklemek,

Sekizinci etabında, başkent Ankara vizyonuyla Türk ve Türkiye Yüzyılını sabote etmek,

Dokuzuncu etabında, boyun eğen, teslim bayrağı çeken, onun bunun eline ağzına bakan, mavi vatandaki haklarından vazgeçen, içine kapanan, gelenin vurduğu gidenin altını oyduğu bir Türkiye’yi zillete mahkum etmek,

Onuncu ve son etabında da, birbirine girmiş, iç kargaşa ve çatışma ortamına sürüklenmiş, etnik ve mezhep bölücülüğüne havale edilmiş, özgüvenini kaybetmiş, öz değerleri erimiş, tarihine ve talihine küsmüş, kimliğinden ve hedeflerinden kopmuş bir ülke tablosunu oluşturmak, olgunlaştırmak, olgu haline getirmek vardır ve karşımızdaki vahim tehditlerin bir kısmı bunlardan müteşekkildir.

Zillet ittifakı küresel husumetin içimizdeki refakatçisidir.

Türk’ün ekmeğini yiyip gavurun kılıcını sallayan kokuşmuşları Türk milleti asla ama asla affetmeyecektir.

ABD’de yayımlanan Foreign Policy Dergisinin seçimlerin kan gölüne döneceğine ilişkin 1 Ocak 2023 tarihli bühtan ve buruşuk açıklamasından sonra, bu kez de devreye İngiliz The Economist Dergisi girmiş, Türkiye’nin felaketin eşiğinde olduğunu ahlaksızca iddia etmiştir.

Bunlar aleyhimize kurgular yapan küresel üst aklın ve melanetle çizilen büyük resmin tercümanı olan karanlık odakların husumet aparatlarıdır.

14 Mayıs seçimleri yaklaştıkça, Cumhurbaşkanımızın sözde kusurlu olan demokrasimizi tam gelişmiş bir diktatörlüğe sürükleyeceğini ileri süren The Economist Dergisi bu tip bir aparattır.

Dikkat ediniz, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri ufukta belirdiği andan itibaren zehirli yılanlar deliklerinden birer birer sürünerek dışarı çıkmaya başlamıştır.

16 Ocak 2023 tarihinde The Wall Street Journal Gazetesi’nde bir makalesi yayımlanan eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı, Türk’ün yaşayan hasmı, Kazıklı Voyvoda’nın bugünkü nesebi John Bolton mezkur makalesinde özet olarak şunları ifade etmiştir:

“Batı’nın, Türkiye’deki muhalefetin yaklaşmakta olan Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde başarı şansı elde etmesini sağlamaya yardım etmek için cesur bir adım atması halinde Erdoğan’ın durdurulma şansı söz konusudur. Muhalefetin etkili bir kampanya yürütmesi ve birlik içinde kalması halinde Erdoğan’ın seçimde yenilmesi mümkündür.”

Haydut çetesi Daltonlar bile bu soytarı Bolton’dan daha onurludur.

Bolton’un bu zehirli ve zillet dolu sözlerini Joe Biden’in 2020 yılının Ocak ayında New York Times Gazetesi’ne verdiği demeçle eşzamanlı okuyup nasıl da üst üste çakıştığını görmek ve idrak etmek lazımdır.

Biden, kısaca muhalif liderleri açıkça destekleyerek otokrat diye iftira attığı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı darbeyle değil seçimle devirmekten bahsetmişti.

Sayın Erdoğan’ın bedel ödemesi gerektiğine vurgu yapmıştı.

Hürriyet aşığı, vatanın manzum sesi Merhum Namık Kemal diyor ya:

Dünyada zalimin yardımcısı alçaklardır.

Köpektir insafsız avcıya hizmetten zevk alan.

 

Zalim ne kadar pervasız olursa olsun,

Yine zulmün binasını biz yıkarız.

Yerin dibine atsalar da bizi,

Yerküreyi patlatır da çıkarız.

Cumhurbaşkanımıza bedel ödetmeye kalkışan tamı tamamına 85 milyon Türk vatandaşını karşısında bulacak, soysuz cüretinin ağır sonuçlarına katlanacaktır.

İşte meydan işte millet, işte meydan işte er, kendine güvenen durmasın gelsin beri.

Yine bir defasında Merhum Namık Kemal şöyle haykırmıştı:

“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu soruya cevap vermişti:

“Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini. Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”

O kurtarıcı dün Milli Mücadele kahramanlarıydı, bugün Cumhur İttifakı’dır.

Dün Kuvayı Milliye vardı, bugün de aynı ruh ayaktadır, seferdedir, seferberlik içindedir, gayret bizden Tevfik Allah’tan inancındandır.

Ekmeğimize kan doğramak isteyenlere imanımızla karşı koyacağız.

2023 seçimlerinde zillet ittifakına yardım ve yataklık yaparak Türkiye'nin önünü kesmeye çalışan esfele safilinlere sonuna kadar karşı çıkacağız.

Vatana sahip çıkacağız.

Devlete sahip olacağız.

Al bayrağımızı yere düşürmek için ortam yoklayanları, pusuya yatanları, el ovuşturanları, gözcülük yapanları cumhurun muktedir ve muazzam iradesiyle ezip geçeceğiz.

ABD, Türkiye’deki seçimleri güç bende şımarıklığının yanında, zillet ittifakı aracılığıyla karıştırmak, bulandırmak, milletin takdir ve teveccühünü tahrip etmek peşindedir.

Demokrasi promosyonu vaadiyle, insan hak ve özgürlükler maskesi takarak çıkarlarına ters düşen ülkeleri otokrat fişlemesiyle tasfiye etmeyi bir siyaset pratiği haline tahvil eden ABD’nin Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya kadar çevirmediği dolabın, kırıp dökmediği değerin kalmadığını insanlık vicdanı ziyadesiyle farkındadır.

ABD’nin küresel politikaları demokrasinin infazıdır.

ABD’nin ve başını çektiği küresel sömürü düzeninin zulüm saçan uygulamaları arşa ulaşmıştır.

Kılıçdaroğlu’nun sistematik ve süreklilik içinde Türkiye’de demokrasinin olmadığını beyan etmesi, ne idüğü, nereye hizmetkarlık yaptığı muamma olan selamsız Babacan’ın Davos’a gidip, “dışarından bakıldığında Türkiye’de seçimin hala olmasına şaşıranlar var” demesi emperyalizme kul köle olmuş Truva atlarının klasikleşmiş ezberidir.

Madem demokrasi yoksa, madem seçimlerin yapılmasına şaşıranları görüp tanıdıysanız, ülkemizde nasıl gezebiliyor, nasıl siyaset yapabiliyor, sabah akşam nasıl ihanete methiye düzebiliyorsunuz?

Zillet ittifakının ağzı zalimlerin ağzıdır.

Zillet ittifakını oluşturan her partinin üslubu, Türkiye’ye zincir vurmak için hazırda bekleyen çaşıtların, çürüklerin, haçlı emeli taşıyanların, Türkleri Anadolu’dan çıkarmak için plan üstüne plan yapan firavun lobisinin kirli üslubudur.

Bizim üslubumuz Türk’tür, usulümüz Türk’tür, uygarlığımız Türk’tür, unvanımız Türk’tür, dünümüz Türk’tür, bugünümüz Türk’tür, bize boyun eğdirip yerimizden yurdumuzdan çıkaracak şerefsizler korosunun muvaffak olabilmesi sadece masaldan ibarettir.

Muhterem Arkadaşlarım,

Türk milleti İslam’ın burcu, mazlumların umudu, mağdurların sesidir.

Türk demek İslam demektir.

Elbette dinin sahibi Allah’tır.

Ama Türk milleti mukaddesat onurunu gözü kara şekilde müdafaa edecek kahramanlıktadır.

Yedi düvele, özellikle İsveç hükümetine hatırlatırım ki, Allah tektir, ordusu Türk’tür.

İsveç’te geçen Cumartesi günü, bir sapık, bir manyak, bir şeytan piyonu Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde tüm uyarılara rağmen Yüce Kitabımızı yakmıştır.

Bu azgın provokasyonu, bu nefret saçan eylemi ifade ve düşünce özgürlüğü olarak tevil edenler de aynısıyla suç ortağıdır.

İsveç ve Finlandiya gibi İskandinav ülkeleri ABD’nin dublör ülkeleridir.

Viking mantığı ABD

Gönderen: journal
1039 defa okundu 





Paylaş

Bu habere yorumlar


Politika Haberleri
En Çok Okunanları
Kazım Kurt 2019 da 25 vizyon projesi açıklamıştı
5. kez aday olan Ahmet Ataç 2019’da bu projeleri açıklamıştı
Bağımsız Başkan Adayı Erol Çoban VİDEOLU
Kazım Kurt rakipleri mi karıştırdı?
Özkan Alp’in Belediye çalışanlarına mesajı: Rahat Olsunlar
DEM Parti Büyükşehir Adayı Adaylıktan Çekildi
Jale Nur Süllü, Hatipoğlu’nun liyakat açıklamalarına tepki gösterdi VİDEOLU
Seyitgazi’de Erhan Erden’nin ayak sesleri rakiplerini rahatsız etti
Ak Parti’nin Kurucu Başkanı Osman Yüksel seçim çalışmalarında sahada VİDEOLU
Hatipoğlu: "Eskişehir’de 5 yılda en az 25 bin konutu yenileyeceğiz" VİDEOLU
Ak Parti İl Başkanı Albayrak, Osman Yüksel’i ziyaret etti
Cumhur İttifakı Çamlıca İrtibat Ofisi Büyük çoşkuyla açıldı VİDEOLU
Babasan "Bizim hayalimizdeki Eskişehir bu değil"
AK Parti Eskişehir’de il yürütme kurulu belli oldu
Hatipoğlu Bardakçılılarla buluştu
 


Politika Haberleri
 
 
BBP’den Fatih Erbakan açıklaması: Nezaketsizlik, saygısızlık!
BBP’den Fatih Erbakan açıklaması: Nezaketsizlik, saygısızlık!
CHP’nin Odunpazarı ve Tepebaşı Meclis üyeleri
Demlenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış
Hatipoğlu muhtarlarla buluştu
Hamid Yüzügüllü muhtarlarla bir araya geldi
CHP Seyitgazi Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı
Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı
DEM Parti Gibi TİP’de Ayşe Ünlüce’yi destekleyecek
AK Parti Eskişehir’de Belediye Meclis Üyeleri Listeleri belli oldu
Hamid Yüzügüllü “Biz oturmaya değil, hizmete talibiz”
Cumhur İttifakı Ak Parti Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Hamid Yüzügüllü Aşağı S&...
Saadet Partisi Eskişehir adaylarını tanıttı
Saadet Partisi Eskişehir Belediye Başkan adaylarını tanıttı. Tanıtım toplantısında Eskişehir Bü...
CHP’lilerin Dost Dernekler Ziyaretindeki İfadeleri Kafa Karıştırdı
Eskişehir’de Huzur var diye başlayan ifadelerin sonundaki cümleler kafa karıştırdı. Eskiş...
İyi Parti Taşıyıcılar kooperatif ziyaret etti
İyi Parti Büyükşehir belediye başkan adayı Melih Aydın, Tepebaşı Belediye başkan adayı Ş&u...
HÜDA PAR Eskişehir adaylarını tanıttı
HÜDA PAR, 81 ilde kendi başına logosuyla seçimlere katılma kararını açıkladıktan ...
 


Önceki Başlıklar
2020’deki ’Halk et’ söylentileri, seçim vaati oldu
2020 yılının yaz aylarında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin halk et hazırlıkları ...
AK Parti Eskişehir’de Sarıcakaya Belediye Başkan Adayı belli oldu
AK Parti Eskişehir’de Sarıcakaya Belediye Başkan Adayı belli oldu. İl Başkanı Gürhan Alba...
Çifteler Seçim İrtibat Bürosu büyük bir çoşkuyla açıldı
Hatipoğlu: “Bizim yapacağımız hizmetlere CHP’li rakiplerimizin hayalleri dahi yetmez. Za...
Eskişehir, 1 Nisanda her mahalleye eşit hizmet götüren başkanla tanışacak
Hatipoğlu Emirdağlılarla bir araya geldiHatipoğlu:”Belediye 31 Mart’tan sonra başkanını ...
AK Parti Tepebaşı İlçe Kadın Kolları Yürütme Kurulu belli oldu
AK Parti Tepebaşı İlçe Kadın Kolları’nda Yürütme Kurulu Üyeleri belli ol...
Özkan Alp’in Belediye çalışanlarına mesajı: Rahat Olsunlar
Cumhur İttifakının Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp, belediye çalışanlarına, s...
Hatipoğlu, belediye çalışanlarına seslendi
Cumhur İttifakı Nebi Hatipoğlu Eskişehir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına seslen...
Sivrihisar’a balon turizmi müjdesi
Hatipoğlu:”Hem köylerde hem ilçelerde hem de Eskişehir’de ulaşım, trafik, su...
Babasan "Bizim hayalimizdeki Eskişehir bu değil"
Aday tanıtım toplantısı için bugün Eskişehir’e gelen Deva Partisi Genel Başkanı Al...
Sivrihisarlılardan Cumhur İttifakı’na ‘tam destek’ sözü
Hatipoğlu Sivrihisar’da esnafı ziyaret ettiAK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Ba...
Hatipoğlu Bozan ve Sevinç’i ziyaret etti
Hatipoğlu:”Şimdiki yönetimler bırakın hizmet etmeyi, sorumluluklarını bile yerine getirme...
Hatipoğlu Bardakçılılarla buluştu
Hatipoğlu:”Biz tüm mahallelere, Vişnelik kalitesine gelene kadar hizmet edeceğiz”&n...
Hatipoğlu: "Eskişehir’de 5 yılda en az 25 bin konutu yenileyeceğiz"
Cumhur İttifakı AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu’n... VİDEOLU
Jale Nur Süllü, Hatipoğlu’nun liyakat açıklamalarına tepki gösterdi
Cumhur İttifakı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatioğlu"nun dikkate ... VİDEOLU
Hatipoğlu AK Parti Beylikova Teşkilatı ile buluştu
Hatipoğlu Beylikova esnafını ziyaret ettiAK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Ada...
 
Ali Babacan Eskişehir’e aday tanıtımı için geliyor
DEVA Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk, Babacan’ın yarın saat 10.30’da Taşb...
DEM Parti Büyükşehir Adayı Adaylıktan Çekildi
DEM Partisi Genel Merkezi tarafından Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak açıkla...
Hatipoğlu Beylikova Seçim İrtibat Bürosunun açılışını yaptı
Hatipoğlu’ndan çiftçi ve hayvancıya destek sözüHatipoğlu:”&Ccedi...
Devlet Bahçeli’den Büyükerşen’e cok sert “Osmanlı” yanıtı
Emek mahallesindeki seçim ofisi açılışında sarf ettiği sözler ile gündem ola... VİDEOLU
Seyitgazi’de Erhan Erden’nin ayak sesleri rakiplerini rahatsız etti
Seyitgazi Cumhur İttifakı MHP Belediye Başkan Adayı Erhan Erden’in çalışmaları ve kendi...
Hatipoğlu Yenidoğan Mahallesi’ni ziyaret etti
AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, Yenidoğan Mahallesi&rs...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı’yı kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda Türkiye’nin ins...
Büyükerşen’e tepki gösteren İyi Parti İl Başkanı "Gerçek yüzleri ortaya çıktı" dedi
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in sözlerine ...
Büyükerşen "25 yıllık Yaptıklarım Haram Olsun" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Emek Mahallesi’nde açtıgı seçim bürosu a&... VİDEOLU
Kazım Kurt 2019 da 25 vizyon projesi açıklamıştı
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, geçtiğimiz yerel seçimler öncesinde ...
5. kez aday olan Ahmet Ataç 2019’da bu projeleri açıklamıştı
2024 yerel seçimlerine günler kala adaylar seçmenlerden oy istemek için of...
Büyükerşen’e tepki gösterdi: Boş konuşmanın vakti değil
Yılmaz büyükerşen’e tepkilerin ardı arkası kesilmiyor. Açılışta yaptığı konuş...
İsminin başında Prof ünvanı olan Büyükerşen’e bu söylem yakışmadı;
Büyükşehir Belediye başkan adayı Ayşe Ünlüce ve tüm  CHP lilerin hazır...
Türk milletinin tarihine yapılmış bir hakaret ve aşağılamadır
Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir; Eskişehir Büyükşeh...
Faruk Güler, Sarıcakaya Belediye Başkan Adayı oldu
Geçtiğimiz günlerde 80 kişiyle birlikte AK Parti’den istifa eden Ak Partinin eski ...
 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Av. Muhammed Ali ÖZYAVUZ
Türk Hukukunda Başıboş Sokak Köpekleri Sorunu: Sorumluluklar ve Çözüm Yolları
 
Diyetisyen Şenol Yıldız
Türkiye’nin zengin bitki çeşitliliği içinde pek de konuşulmayan hazine: Çöven otu
 
GÜNDOĞDU YILDIRIM
SEN OLMALISIN!
 
Hüseyin DÜŞ
Sağlıklı Yaşam İpuçları
 
Hüseyin GÜVEN
NEZAKET, ZARAFET HALİT GÜRSOY VE RIDVAN ARAS…
 
Konuk Yazar
Ayşe Hanım Şehri Ranta Teslim etmeyecekmiş (!)
 
Mahmut Çetin
Sadakat Testi
 
 
 
Nevzat Laleli
MİLLİ GÖRÜŞ SON NEFESE KADAR
 
Özgür TIKIZ
Neden Ünlüce olmamalı?
 
Sezgin Kocabay
Erşen’in Ünlüce ısrarındaki SIR.. ortaya çıktı!..
 
 
 

 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 22801
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2024 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com